Baharat Mutfağı

Baharatlar ve Mutfakta Kullanımı

Mutfakta en çok vakit kaybettiğim dönem, baharat rafımın en kalabalık olduğu dönemdi. Otuza yakın kavanoz vardı ve çoğunun kapağını ayda bir kez bile açmıyordum. Bir yemek yaparken "buna ne yakışır" diye düşünüp rafa bakıyor, sonra hep aynı üçlüye —karabiber, pul biber, kimyon— dönüyordum. Sorun baharat eksikliği değildi; hangisinin ne işe yaradığını, ne zaman tencereye gireceğini bilmemekti.

Yıllar içinde şunu öğrendim: baharat çeşitleri arasındaki gerçek fark tat değil, karakter ve zamanlama. Aynı kimyon, yağda kavrulduğunda toprak gibi sıcak, yemeğin sonunda serpildiğinde keskin ve ham durur. Bu yazıda kendi rafımı nasıl sadeleştirdiğimi, hangi baharatı hangi yemek grubunda kullandığımı ve nerede hata yaptığımı anlatacağım.

Asıl sorun: baharatı yanlış anda eklemek

Baharatları kabaca üçe ayırıyorum. Birinci grup ısıya ihtiyaç duyanlar: kimyon, kişniş, hardal tohumu, çemen, tarçın, karanfil. Bunların aroma molekülleri yağda çözünür, yani sıvı yağla temas etmeden potansiyellerini açmıyorlar. Et yemeklerinde soğanı kavurduktan sonra baharatı ekleyip on-on beş saniye çevirmek, aynı baharatı yemeğin ortasında atmaktan kat kat etkili.

İkinci grup ısıdan zarar görenler: taze nane, maydanoz, dereotu, fesleğen, ayrıca pul biberin bir kısmı. Uzun kaynatmada uçup gidiyorlar. Çorba çeşitlerinde bunu çok net gördüm; naneyi baştan atınca yoğurtlu çorba tatsız kalıyor, ocağı kapattıktan sonra eritilmiş tereyağıyla üstüne gezdirince mutfak kokuyor.

Üçüncü grup zamanla derinleşenler: defne yaprağı, yenibahar, kekik, kuru biber. Bunlar uzun pişirme isteyen fasulye, güveç, kemikli et suyu gibi tariflerde parlıyor.

Bir baharatı "sevmiyorum" demeden önce, onu yanlış anda kullanıp kullanmadığımı sorguluyorum. Kişnişten nefret ettiğimi sanıyordum; kavurmayı öğrendiğimde en sevdiğim baharatlardan biri oldu.

Sık kullandığım baharatların karşılaştırması

BaharatKarakteriEn iyi uyduğu yerlerNe zaman eklenir
KimyonTopraklı, sıcak, hafif keskinKıymalı yemekler, köfte, mercimek çorbası, humusYağda kısa kavurma veya kıyma yoğururken
Kişniş (tohum, çekilmiş)Narenciye notalı, tatlıya yakınTavuk marineleri, sebze sote, pilavKavurarak, kimyonla birlikte
KekikReçineli, kuvvetli, dayanıklıFırında et ve tavuk, patates, domates sosuBaşta; uzun pişmeye dayanır
YenibaharTarçın-karanfil-karabiber arasıDolma, sarma, kıymalı börek, kuru fasulyeKavurma aşamasında
SumakEkşi, ferah, ısıya dayanmazSalatalar, soğan piyazı, ızgara yanıServisten hemen önce
Tatlı kırmızı biberRenk verici, hafif tatlıSoslar, çorba, güveçOcak kısıkken; yanarsa acılaşır
TarçınTatlı-odunsuTatlılar, sütlü tatlı, ayrıca kuzu ve pilavTatlıda başta, ette kavurmada
ZerdeçalToprak, hafif acı, güçlü renkPilav, tavuk, mercimek, sebzeYağda, azıcık; fazlası acılık verir
Kuru naneSerinletici, mentollüYoğurtlu çorba, mercimek köftesi, çorba yağıSonda, tereyağında saniyelik
KarabiberKeskin, uçucuNeredeyse her yer, özellikle deniz ürünleriTaze çekilmiş, sonda

Kendi mutfağımda işe yarayan üçlü kombinasyonlar

Tek tek baharat düşünmeyi bıraktığımdan beri işler kolaylaştı. Ezberlediğim birkaç formül var:

Tazelik ve saklama: en çok ihmal ettiğim konu

Çekilmiş baharatın ömrü, bütün halinin yanında çok kısa. Kimyonu, kişnişi, karabiberi tane alıp küçük bir değirmende çektiğimden beri aynı tariflerin tadı belirgin biçimde iyileşti. Kavanozları ocağın hemen üstündeki dolaptan çıkardım; ısı ve buhar, baharatı kısa sürede tozdan ibaret hale getiriyor. Şimdi serin, karanlık bir çekmecede, ağzı sıkı kapanan cam kavanozlarda duruyorlar ve büyük pa